| Tirebolu İlçesi Hakkında Bilgiler |
|
|
|
| Cuma, 20 Ağustos 2004 10:11 | |
|
Tirebolu İlçesinin Tarihçesi Tirebolu bugün Giresun iline bağlı bir ilçe merkezi olup, doğuda Görele ve Çanakçı batıda Espiye, güneyde Doğankent ve Güce, kuzeyde Karadeniz ile çevrilidir. Tirebolu'nun 54 köyü mevcuttur: Tirebolu kasabasınin 2000 sayımına göre nüfusu 17.450 kadardır. Tirebolu adı, üç şehir demek olan Tripolis'ten gelmiştir. Şehir bu adı,yan yana bulunan üç çıkıntı yahut burun üzerinde ve onların arkasında kurulmus olmasından dolayı almıştır.Tirebolu, Tripolis şeklinde ilk defa MS. I. yüzyılda yazılmış olan Pliny'in Natura History adlı eserinde kaydedilmiştir. Pliny (23-79), eserinde Tirebolu kalesi ile Tripolis Çay; olarak andan Harşıt Çayı'ndan bahsetmiştir.Tirebolu'nun M.Ö. VII. yüzyılda (takriben MÖ. 656) Karadeniz'de kolonicik hareketine girişen Miletoslular tarafından kurulduğu rivayet edilir.Yakınında bulunan Argyria'daki (Halkaova) gümüş yatakları Gümüşhane'deki gümüş yataklarından, önce işletilen Tirebolu, İskender ve halefleri, Pontus Krallığı, Roma ve Bizans devirlerini yaşamıştır. Haçlı ordularının İstanbul'u işgal etmeleri üzerine Trabzon'a kaçan Alexios'un 1204 yılında Trabzon İmparatorluğu'nu kurmasından sonra, Tirebolu da bu devletin sınırları içinde kalmıştır. Trabzon İmparatorlugu devrinde asillerin mücadelesi sırasında bir üs ve hükümdarların en güzel ikamet ve sayfiye yeri olarak seçmelerinden dolayı şöhret kazanan Tirebolu, Çepniler'in Rumlarla yaptıkları mücadeleye sahne oldu ve böylece tarihi kayıtlara yansıdığı kadarıyla ilk olarak Türkmenlerle karşıi karşıya kaldı(1380).1397 yılında Giresun şehrini fetheden Hacı Emiroğlu Süleyman Bey, 1358 yılında Osmanlı hakimiyetine girince Tirebolu, Trabzon İmparatorluğu, ile Osmanlı Devleti arasında sınır teşkil etmiştir. Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon'u fethi sırasında Tirebolu, İmparatorluğun elinde bir kale durumunda idi. Muhtemelen Fatih, 1461'de Trabzon'u alışının ardından kıyıyı takiben geri dönüşü sırasında burayı da teslim almıştı. Fetih sırasında Giresun ve Tirebolu, gibi sahil şehirleri dışındaki kırlık kesim hemen hemen tamamıyla Çepniler'ce iskân edilmişti. Osmanlı idaresi altında sakin bir hayat geçiren Tirebolu, bir liman şehri olarak gelişme gösterdi. Bu dönemde bazı olaylara sahne oldu. XIX. yüzyılın ilk çeyreğinde Tuzcuoğulları isyanı Tirebolu'nun da içinde bulunduğu bölgeyi etkiledi. Bunlara, 1809'daki isyanda kaçtığı Erzurum'dan Tirebolu'ya gelerek katılan Kel Alioğlu Ali Aga, 1816'da Tirebolu'ya hakim olmuş, sonra da Kesap'ı ele geçirmisti. Az sonra, II. Mahmûd'un gönderdigi iki firkateyn ile bir korvet Tirebolu'ya gelerek yeniden kontrolü sağladı (26 Ekim 1816).Şehir asıl önemli olayları Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadele döneminde yaşadı. İşgale uğramamasına karsılık Ruslar'ın Harşit'e kadar ilerlemesi (1916) şehirde büyük bu endiseye yol açtı. Ruslar Türk savunmasınıi kırıp Harşit deresini aşamayınca bütün hırslarını Tirebolu kasabasından ve halkından aldılar. Rus dretnotu Maria zırhlısı büyük topları ile kasabayı döve döve Tirebolu'yu yakıp yıktı. Ruslar'ın 12 Subat 1918'den itibaren çekilmesinden sonra Millî Mücadele döneminde Rum çetecilerinin faaliyetleri ve bunlara karşı direniş pek çok karışıklığa sebep oldu. İzmir'in 15 Mayıs 1919 da Yunanlılar tarafından işgali üzerine Tirebolular 19 Mayıs 1919 da bir miting tertip ederek işgali protesto etmişler, istanbul'a çektikleri telgrafta vatanlarını son nefeslerine kadar koruyacaklarını ve bu hususta her türlü fedakarlığa hazır olduklarını bildirmişlerdir. Giresunlu Osman Ağa ve Giresun Askerlik Şubesi Baskanı Tirebolulu Hüseyin Avni [Alparslan] Bey bu mücadelede büyük rol oynadılar. Tirebolular Milli Mücadelede 248 şehit verdiler. Osmanlı döneminde Tirebolu'nun idari yapısı incelendiğinde 1515 yılında Trabzon sancağına bağlı, Kürtün kazasındaki dört kaleden ikincisi olduğu görülür. Evliya Çelebi, Tirebolu'yu Trabzon'un bir nahiyesi (1640), Katib Çelebi de kazası olarak gösterir (1732). Bu idari yapısını uzun müddet devam ettiren Tirebolu, iktisadî şartların bir gereği olarak bazen Gümüşhane sancağına baglanmışsa da, Trabzon'un kazası iken 1920 yılının sonlarında mutasarrıflık haline getirilen Giresun'a bağlanmıştır. 1874 yılında kaza olan Görele, 1957 yılında kaza olan Espiye, 1987'de kaza olan Yağlıdere, 1990 yılında kaza olan Doğankent ve Güce daha önce Tirebolu'ya bağlı nahiye ve köy merkezi idiler. Tirebolu İlçesinin İdari Yapısı Nüfus bakımından kıyı kesimlerde nüfus yoğunluğu fazla, kırsal alanda ise oldukça azdır. 1985 nüfus sayımına göre toplam nüfus 61667'dir. Bu yılda köy nüfusu, 49311, şehir nüfusu 12356'dır. 1990 yılı nüfus sayımında ise, köy nüfusu 20314, merkez nüfusu 13144'tür. 1997 yılı sayım sonuçlarına göre, merkez nüfusu 17.325, köy nüfusu 21307 olmak üzere toplam 38692'dir.Bu sonuçlardan kırsal nüfusun ilçe merkezine ve diğer illere oldukça fazla oranda göç ettiği görülebilir. İlçe merkezinde 7 mahalle bulunmaktadır. Toplam 53 köy birimi vardır. Tirebolu ilçesinden 1957 yılında Espiye, 1990 yılında Doğankent ve Güce ayrılarak ilçe olmuştur.İlçede Emniyet Müdürlüğü, Askerlik Şubesi Başkanlığı, Meteoroloji istasyonu, Orman işletme Müdürlüğü gibi önemli birimler de bulunmaktadır. Tirebolu İlçesinin Coğrafi Yapısı İlçenin toplam yüzölçümü 41053 hektar olup, ilçe merkezinin alanı 13 bin hektardır. İlçe Giresun iline 44 km., Trabzon iline ise 90 km. uzaklıktadır. Doğuda Görele ve Çanakçı ilçeleri, güneyde Doğankent, Alucra ve Yağlıdere ilçeleriyle Gümüşhane ili, kuzeyde Karadeniz ile çevrimiştir.İlçe genellikle dağlık olup, dağlar kıyıya paralel olarak uzanmıştır. 130 km. uzunluğundaki Giresun Dağları en yüksek kesimi oluşturur. Giresun ve Zigana Dağlarını birbirinden ayıran iç bölgeleri kıyıya bağlayan Harşıt deprasyonu ilçeyi dolayısıyla Giresun ilini doğuya bağlayan tek yoldur. Bu açıdan Harşıt vadisi ulaşım açısından çok önemlidir.Kıyıda %5-10 arasında bulunan eğim, iç kesimlerde % 45'i bulur. Arazilerin tamamı eğimlidir. Bölgede alüvyon arazi fazla yer tutmaz. Tipik Karadeniz ikliminin yaşandığı ilçede, ortalama sıcaklık 14 derecedir. En sıcak ay Ağustos, en soğuk ay -5 derece ile Şubat ayıdır. Yıllık ortalama yağış miktarı 1660 mm'dir. Hakim rüzgar yönü batı yönüdür.Bitki örtüsü olarak 600 m. yüksekliğe kadar fındık, kızılağaç, kavak, kayın, karaağaç, kestane, kiraz, gürgen ve ceviz bulunur. Eğrelti otu, ısırgan, yonca, asma, orman gülü ve benzeri bitki türleri de yaygındır.İlçede 15 bin hektarlık alan fındık tarımına ayrılmıştır. 3 bin hektarlık alanda çay yetiştirilmektedir. 10 hektarlık orman alanı ve 9 bin hektarlık çayır ve mera alanı bulunur. Tirebolu İlçesinin Eğitim - Öğretim Durumu İlçede 16 adet ilkokul 9 adet birleştirilmiş (köylerde) olmak üzere 25 ilköğretim okulu hizmet vermektedir. Bunlardan 6 tanesi ilçe merkezinde 19 tanesi de köylerdedir. Köylerdeki ilköğretim okullarından 1824 öğrenci taşımalı sisteme tabi tutulmuştur. İlköğretim okullarından merkezde 2439 öğrenci olmak üzere toplam 4263 ilköğretim öğrencisi öğrenim görmektedir. İlçede 6 lise, 1 çıraklık eğitim merkezi, 1 halk eğitim merkezi, 1 Müstakil Ana Okulu bulunmakta, bu okullarda 1734 öğrenci öğrenim görmektedir. İlçemizde İlköğretim ve Liseler olmak üzere toplam 5997 öğrenci öğrenim görmektedir.362 adet öğretmen görev yapmaktadır. Tirebolu'da Karadeniz Teknik Üniversitesine bağlı Pazarlama, Bankacılık ve Sigortacılık , Muhasebe ve işletme olmak üzere 4 bölümlü bir meslek yüksekokulu da bulunmaktadır. 1994 yılından beri önlisans eğitimi veren bu okulda halen 570 öğrenci öğrenim görmektedir.11 öğretim görevlisi eğitim vermektedir.Ayrıca ikinci öğretim için başvuruda bulunulmuştur. Okur-yazarlık oranının % 94 olduğu Tirebolu'da 260 öğrenci kapasiteli 3 öğrenci yurdu mevcuttur. İlçede 500 seyirci kapasiteli bir kapalı spor salonu, 200 seyirci kapasiteli portatif tirübünlü stad mevcut olup, Tireboluspor, Tirebolu Altınsu İdmanyurdu kulüpleri dışında spor kulübü yoktur. Tirebolu ilçesinde 100 yatak kapasiteli 1 devlet hastanesi, 5 sağlık ocağı, 1 SSK sağlık istasyonu, sağlık hizmetlerini yürütmektedir. Tirebolu İlçesinin Kültürel Yapısı Şehirde Senjan (Merkez Kale) ve Bedrama adlarında iki tarihi kale bulunmaktadır. Merkez kale ilçe merkezinde sahilde bir yarımadacık üzerine inşa edilmiştir. Bedrama Kalesi 15 km. içeride Örenkaya köyünde bulunur.Bunların dışında, hamam, Selimağa Çeşmesi, Gacan Çeşmesi, Siyamoğlu çeşmesi, Naibzade çeşmesi, Hasan Kapudan Çeşmesi, Çatal Çeşme ve Merkez kalede muhafaza edilen mezar taşlarıdır. Özelliğini kaybetmemiş kemer köprüler, tarihi evler çokça mevcut olup, bu eserler turizm potansiyelini artır maktadır.Yine Yılgın plajının açığında antik çağdan kaldığı sanılan fırın taşı ve delik taşı da dikkate değer eserlerdendir. Yörede, yayla turizmini canlandırmak amacıyla Kazık-beli, Güvende, Yaşmaklı, Ağaçbaşı gibi yaylalarda şenlikler düzenlenmekte, yaz aylarında yoğun bir ziyaretçi görülmektedir.Av turizmi yönünden de Karadeniz'in tipik yörelerindendir. Ördek, sülün, keklik gibi av hayvanlarının barındığı ilginç yerlere rastlamak çoğunlukla mümkündür. Kültürel değerler, alışkanlıklar, gelenekler ve adetler yönünden Giresun il yöresi ile tamamen benzerlik gösteren uygulamalar vardır. Ünlü yemekleri arasında dikenu-cu kavurması, borasti, sakarcadan tava sayılabilir. nlü türküleri arasında "hamamdan çıktım" en bilinenidir. Yaşmaklı Ağaçbaşı Efsanesi de ilginç hikayelerden birini oluşturur. Bu efsaneye göre, sür#uşu#nü çayıra yaymaya götüren çoban, yayladaki büyük çam ağaçlarının secdeye vardıklarını görür. Hayrete düşer. Bu inanılmaz olayı köylülere anlattığında kendisine inanmayacaklarını düşünerek, ağaçlardan en büyüğü ve çıkılması imkansız olan ağacın en tepesine belindeki yaşmağı bağlar. Köylülere olan biteni anlatır. Gerçekten de köylüler kendisine inanmazlar. Sabahleyin ağacın yanına vardıklarında hayretler içinde kalırlar. Ucuna çıkılması imkansız olan ağaçta çobanın yaşmağı asılıdır. O günden sonra bu bölgeye "Yaşmaklı Ağaçbaşı Yaylası" adı verilir. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 01 Nisan 2008 20:09 ) |



